IMS dünyasında son yenilikler

IMS World Forum 2013 konferansı, sektörün nabzını tutması açısından son derece önemli oturumlara sahne oldu.

IMS World Forum 2013 konferansı telekom sektöründe neler yaşandığı, sektörün, kendisi için en büyük tehditlerden olan OTT’lere (Skype, Whatsup…) karşı nasıl bir pozisyon aldığı, gelişen teknolojilerin daha verimli bir network için nasıl kullanılacağı konularına ışık tutması açısından son derece önemli oturumlara sahne oldu.

Ne zaman bir IMS sunumu olsa en sonunda hep IMS’in Skype ya da diğer OTT’lere karşı başarılı olup olamayacağı konuşulur. Bu konferansta da benzer sözler konuşulacağını beklerken ilk gün ki oturumda yapılan oylama sonucu oldukça şaşırtıcı idi. Katılımcı satıcı ve operatörlerin neredeyse tamamı gizli oylamada IMS’in OTT’lerle mücadele dışında zaten core network’ü tamamen IP’ye geçirmek, LTE üzerinden ses taşıyarak ses ve veri kanallarını konsolide etmek ve frekans spektrumunu daha efektif bir şekilde kullanmak için zaten gerekli olduğu konusunda hemfikir olduğu ortaya çıktı.

 

Tabii ki VoLTE (Voice ove LTE) IMS üzerinde verilecek ilk servisken sonuncusu değil. Özellikle RCS-5’le (Rich Communications Suite) oldukça zengin bir iletişim ve eğlence platformunu birlikte getiren JOYN servisleri ile aslında günümüz OTT’lerinin bir operatörden pozitif anlamda ayrışmasını sağlayan özelliklerin büyük çoğunluğu edinilmiş oluyor. Tabii bu servislerin yüksek seviyede erişilebilir ve güvenli bir şekilde sunulması ise JOYN’un en büyük artısı.

RCS-5’le gelen çevrimiçi/çevrimdışı gibi durum bilgisi, konum paylaşımı ve IP video çağrıları gibi özelliklerin kullanımı bir istemciye olan bağımlılığı kırmak açısından diğer RCS sürümlerinden farklı birşey getirmiyor. İstemci, işletim sistemi ya da donanım bağımlılığını ortadan kaldıracak en önemli yenilik olarak WebRTC konferansta ön plana çıktı. Halen Chrome ve Firefox’un son Beta sürümlerinde desteklenen bu özellik sayesinde Joyn servislerinin web tarayıcılarına taşınması sağlanıyor. Üstelik bunu yaparken web tarayıcısı ile varsayılan olarak gelen yalnızca birkaç Javascript’i web uygulamanıza eklemeniz yeterli oluyor. Bu sayede çok kısa sürede ses, görüntü, sohbet ve dosya paylaşımı gibi birçok yeteneği olan web uygulamalarını geliştirmeniz mümkün.

IMS ile ilgili gündeme gelen bir diğer konu da, tabii ki günümüzün en popüler teknolojilerinden birisi olan bulut. Bu konuda birçok firma çözüm üretmiş ve bazılarını hayata geçirilmiş. Özellikle Avusturya Telekom’un Lichtenstein’a Avusturya’dan core network hizmeti vermesi bulut bilişimin IMS dünyasında ilerleyen günlerde daha fazla kabul göreceğinin bir işareti. Burada CaaS (Communications as a Service) ve UCaaS (Unified CaaS) kavramları sıkça ön plana çıkıyor. Sadece core network fonksiyonlarını bulut üzerinden vermek değil, bunun yanında katma değerli servisler, ses, görüntü ve veri hizmetleri ile OTT işbirlikleri için dışarı açılacak API’lerle MVNO’lara verilebilecek farklı hizmetlerinde üzerinde duruldu. Özellikle RCS ve WebRTC API’lerinin dış kullanıma açılması birçok farklı işbirliği olanağınıda ortaya çıkarıyor.

Konferans son gününde ise ilginç bir oturuma tanık oldu. Bir OTT (Over the top, Whatsapp, Viber  gibi IP üzerinden kendi servislerini veren şirketler) firması davet edilmişti ve rakibin bakış açısından IMS dünyasının nasıl göründüğünü öğrenmekte son derece faydalı oldu. Carrier Grade (Telekom operatörlerinin yüksek erişilebilirlik, güvenlik ve sağlamlık konusunda ki yüksek standartlar), QoS ve birlikte çalışabilirlik(interoperability) kullanıcı açısından çokta önemli olmadığı, inovasyon konusunda ise bir operatörün OTT hızına yetişmesinin imkansız olduğunu, fakat operatörlerinde benzersiz altyapıları, faturalama sistemleri ve tek MSISDN ile erişilebilirliği sağlamalarının kendilerine karşı avantajlı olduğunu belirttiler. Halen klasik ve modern örgüt kuramcılarınında üzerinde yoğun bir şekilde tartıştığı bu mücadele “Ad-hocracy vs Burocracy” olarak değerlendiriliyor. Hızlı bir şekilde inovasyon geliştiren, dışarıdan finanse edilen Ad-hoc’lara karşılık daha büyük organizasyonlar küçük proje grupları ile karşılık veriyor. Yakın zamanda bu savaşın kazanının kim olacağını görmemiz zor ama birlikte iş yapma eğilimlerinin artması ilerleyen günlerde durumun OTT-Operatör ittifakları mücadelesine evirilmesine olanak sağlayacak gibi duruyor.

You May Also Like

About the Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir