Sağlık Haberleri

Published on Nisan 25th, 2017 | by admin

0

Çok uyumak sağlıklı mıdır?

Napolyon haklı olsaydı, insanların ço­ğunluğu aptal olurdu. Bir erkek dört saat, bir kadın beş saat ve bir budala altı saat uyur dediği rivayet edilir Korsikalının. Kendisinin ise pek uykuya ihtiyaç duymadığını iddia ederdi. Ama aslın­da sahtekârlık yapıyor­du, çünkü durmak dinlenmek bilmeyen Napolyon öğle uykularını gizliyordu ya da gündüz o kadar bitkin oluyordu ki, eğerinde otururken uyuya kalıyordu.

İnsanların çoğunun gece uykuları Napolyonunkilerden fazla. Almanyada yetişkinler ortalama yedi saat sekiz dakika uyuyorlar. Ortalama saat 23 civarı yatıyorlar ve sabah altı ile altı buçuk arası kalkıyorlar. Gece uykusu süresi açısından Av­rupa ortalamasındalar. İngilizler ve İtalyanlar birkaç dakika daha az uyuyor, İspanyollar ve Portekizliler ise biraz daha fazla. Bütün bildiklerimiz doğrultusunda, günde yaklaşık yedi saatlik ortalama uyku süresi son yıllarda pek değişmedi dene­bilir diyor Regensburgtan uyku araştırmacısı Jürgen Zulley.

İnsanın günde kaç saat uykuya ihtiyaç duyduğu, ne boyut­ta bir uyku eksikliğinin tehlike anlamına geldiği ve fazla uyku­nun da zararlı olup olmadığı konusunda uzmanlar hala hemfi­kir değiller. Aslında bu bilim alanının asıl sorusu henüz yanıt­lanmış değil. Biz neden uyuyoruz ki? Uyku araştırmalarının öncüsü sayılan, Zürichli Alexander Borbely, bunun her uyku uzmanı için utanç verici bir soru olduğunu kabul ediyor. Çünkü birçok açıklama denemesi olduğunu ama hiçbir nihai cevap olmadığını ifade ediyor.

Yeterli uyku almamız için birçok iyi sebep var. Az uyku insanı yaşlandırır ve sağlığı berbat eder diyor Zulley. Çünkü vücudun gelişim ve tamirat işleri uykuda gerçekleşir. Örneğin büyüme hormonu derin uykuda salgılanır. Bu hormon çocuk­ların boylarının uzamasını etkiler. Yetişkinlerde büyüme hor­monu, hücrelerin onarılması ve yenilenmesi için önem taşır. Bağışıklık sistemi de uykuda yeniden yapılanır ve yeni görev­ler için savaşa hazırlanır. Böylece uyku sırasında interlökin 2 ve 6 vücudun enfeksiyonların bastırılması için daha yoğun salgıladığı maddeler değerleri yükselir.

Çok az uyku birçok metabolizma sürecinin değişmesine se­bep olur. Örneğin yetersiz uyku nedeniyle şeker tüketimi etki­lenir. Kronik uyku eksikliği yaşayan insanlarda bu yüzden da­ha sık diyabet gelişir. Ayrıca bu kişiler aşırı kilo almaya, yük­sek tansiyona ve vücudun yüksek kortizol üretmesine yatkın­dır. Bunu kalp ve dolaşım hastalıkları takip eder. Uyku ye­tersizliğinde kısa vadede psikolojik stres ağır bassa da, uzun vadede fiziksel sonuçlar çok ağırdır diyor Zulley. Ama uz­manlar, az uyku ile yetersiz uyku arasındaki tehlikeli sınırı tam olarak belirleyemiyor. Elbette bu sınır kişiden kişiye de değişiyor. En azından deney farelerinden biliniyor ki, bunlar tamamen uykusuz bırakıldığında tamamen besinsiz bırakıl­dıkları zamanki kadar çabuk ölüyorlar. Uyku araştırmaları şimdiye dek uykusuzluğun sonuçlarını, vardiya usulü çalışma­nın uyku ritminin bozulmasını etkilemesini ve uyku bozukluk­larını konu aldı. Fazla uyuma olgusu buna kıyasla bilimsel açıdan pek o kadar detaylı incelenmedi. Oysa çok fazla uyku­nun da sağlığa zarar verdiğine dair birçok gösterge mevcut. Günde ortalama sekiz saatten fazla uyuyanlarda ölüm oranı­nın ve hastalıklara yatkınlığın bariz şekilde yüksek olduğu ar­tık tartışmalı bir konu değil. San Diegoda California Üniversitesinden Daniel Kripke ilginç bir benzetme kullanıyor: Uyku da beslenme gibi daha azı daha makbuldür. Yoğun fiziksel çalışmadan endüstri toplumlarında yoğunlukla masa-başı işlere geçişle, insanların hem kalori hem de uyku ihtiyacı son zamanlarda düştü. Muhtemelen az yiyen uzun yaşıyor ve az uyuyan da uzun yaşıyor.

Toplamda birkaç milyon kişiden alınan bilgilerden elde edilen epidemiyolojik bulgular, bariz şekilde uzun uyuyanla­rın kendilerine iyilik etmedikleri düşüncesini destekliyor nite­likte görünüyor. Bu bulgulara göre, günde yedi buçuk saatten fazla uyuyan kadınlarda ölüm oranı günde üç buçuk ile dört saat arası uyuyanlardan bile daha yüksekti. Aynı şekilde, gün­lük uyku sekiz ya da dokuz saatten fazla sürüyorsa, kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarına ve diğer rahatsızlıklara daha sık rastlanıyordu.

Zulley için gerçi bu sonuçlar etkileyici, ama bunların ne­denselliğinden hâlâ ikna olmuş değil: Şimdiye dek yapılan araştırmalarda, insanların hasta oldukları için mi fazla uyu­dukları, yoksa fazla uyudukları için mi hastalandıkları açıkça
ayırt edilebilmiş değil. Kripke de verilerini çekinerek sunu­yor. Ama elde ettiği verilerden bir hesaplama yapmış. Buna göre, çok fazla uyumak, uzun uykuyla bağlantılı bütün hasta­lıklar ve ölüm vakaları hesaba katıldığında, ABDde en sık gö­rülen dördüncü ölüm sebebi.

Gözlemlenen bu durumun açıklaması için farklı yaklaşım­lar var. Ömrümüzün son haftalarında ve aylarında uyku ihti­yacımız bariz şekilde artıyor. Yaşlı insanlarda uyku ihtiyacın­da hafif bir artış, onların önlerinde artık onlarca yıl değil ancak yıllar olduğunun işareti olabilir. Diğer bir açıklama mo­deli, insanların, uykuları sıklıkla uzun süreliğine bölündüğün­de daha uzun süre yatakta kaldıklarından yola çıkıyor. Bölü­nen uyku da insanın sağlığının kötü olduğunun bir işareti.

Bir diğer unsur ise, özellikle fazla uyuyanların yaşadığı bit­kinlik ve uyuşukluğun onların stres ve hastalıklara karşı di­rencini düşürmesi. Ayrıca fazla uyuyanlar çok uzun süre ka­ranlıkta kalıyor ışığı sevmeyen insanların ölüm oranı da sa­bah erken kalkan insanlara kıyasla daha yüksek. Ama bir de kötü haber var: Fazla uyuyanlar sadece sağlıksız olmakla kal­mıyor. Onların daha keyifli insanlar olduklarına ya da hayat­tan daha fazla zevk aldıklarına dair hiçbir kanıt da yok. Bu­nun ötesinde, fazla uyuyanların nüfusun geri kalanına kıyasla psikolojik hastalıklardan daha sık muzdarip olduklarına dair işaretler var.
Çok az uykunun, çok fazla uyku kadar sağlıksız olduğu henüz yaygınlaşmış bir bilgi değil belli ki. Az uyuyan insanlar daha etkin, çalışmaya daha hevesli ve başarılı sayılır. Fazla uyuyanlar ise ürkek, miskin ve ekmeğini taştan çıkarmaya da­ha az meyilli. Alman haberci Sabine Christiansen 4 Temmuz 2004te Almanya Çöküşün Eşiğinde uykuya dalıp geleceği­mizi mi kaçırıyoruz? konulu bir program sunmuştu. Programının başında seyircilerini ilginç bir itirafla şaşırttı: Alman­lar çok fazla uyuyor. Örneğin bir inek günde 3-4 saat uy­kuyla yetiniyor. Ben de.

Bir önceki yazımız olan Kalp sağlığınız için Sarımsak başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


Hakkımda



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back to Top ↑