10 maddede 2017’nın depolama trendleri

2017 yılına girdik ve yeni bir yılın getirdiği yeni depolama trendleri ile karşı karşıyayız. 2017 yılında veri merkezi yöneticilerinin, kurumsal stratejileri ve depo alımlarını şekillendirecek olan bu trendleri göz önünde bulundurması oldukça muhtemel görünüyor.

1. Soğuk depolama/Arşivleme

Veri arşivleme ve soğuk depolama, akın akın gelen sınıflandırılmış veya sınıflandırılmamış tüm verilerin depolanmasında birçok şirketin kullandığı nispeten sıradan ancak bir o kadar da gerekli bir yöntem. Soğuk depolama ise nadir kullanılan verilerin saklanmasında oldukça masrafsız bir yöntem ve verilerin yavaş çalışan ucuz disklere kaydedilmesi sayesinde medya masrafları da düşüyor. Bu yöntemler depolama konusunda eskiden ikinci tercih konumunda olsa da 2017 yılında bu durum değişecek gibi görünüyor.

2. Depoyu hibrid bir bulut sistemine dönüştürme

Bulut teknolojisinin kullanılmaya başlanmasından bu yana 10 yıllık bir süreç geride bırakıldı ancak şirketler kamu ve özel gibi birden fazla veri kaynağını hareket ettirmede zorluklar yaşıyor. Özellikle büyük çapta veri projelerini gerçekleştirirken tüm verilerin bir noktada birleştirilmesi ve birlikte hareket ettirilmesi gerekiyor. 2017 yılı itibariyle depo ve bilişim sağlayıcıları, şirketlerin verilerini farklı bulut sistemleri arasında kolaylıkla taşıyabileceği yöntemler üzerinde çalışıyor.

3. Sıralı depolama otomasyonu

Yeni yıl ile birlikte birçok veri merkezi elindeki verileri en sık erişilen ve nadir erişilen gibi kategorilerde tutarak hızlı erişim sağlamaya başladı. Bu yöntemde sürekli erişim talep edilen veriler taşınabilir ve sabit durumdaki hızlı sürücülere depolanırken erişim isteğinde yoğunluk olmayan diğer veriler daha yavaş disklere veya bant sürücülerine depolanıyor. Eskiden bu tarz kategorilere ayrılma işlemi el ile yapılırken 2017 yılı itibariyle bu işlem önceden programlama ile veri depolama otomasyonunu önemli ölçüde hızlanacak.

4. Hareketli iş istasyonları

Laptop veya masaüstü bilgisayar tercihlerinizde artık sabit sürücüler yerine taşınabilir sürücüler bulunsun. Bu tarz depolama sistemine sahip daha fazla bilgisayarın bir araya gelmesiyle verilerin bir bulut veya veri merkezinde toplandığı daha küçük bir istemci oluşturulabilir.

5. Taşınabilir sürücüler

2016 yılının ortalarında taşınabilir sürücülerin fiyatlarında 18 aylık bir sürede yaklaşık %75’lik bir düşüş yaşandığı görüldü. Artık veri merkezleri depolarını taşınabilir sürücülerinden oluşturmak için kesenin ağzını açmaya başladılar.

6. Yeni nesil sabit sürücü

Veri merkezleri uzun bir süredir depolama için sabit sürücüleri kullanıyor ve sabit sürücüler bir anda ortadan kaybolmayacak. 2016 yılı ile birlikte Intel, Optane sürücülerinde yeni nesil bir depolama sistemi kullanacak ve bu sistem şu an taşınabilir veya sabit sürücülerde bulunan veri depolama sisteminden 1.000 kat daha hızlı çalışabilecek. Söz konusu Optane sürücüler, sabit sürücünün güç kaybı yaşaması durumunda dahi verileri saklayıp koruyabilecek.

7. Verileri bilanço tablosunda malvarlığı olarak kullanma

Verilerin şirketlerin bilanço tablosunda paraya çevrilebilir bir varlık olarak gösterilmesi şimdiden sanayi analistleri ve düzenleyicileri tarafından aktif bir şekilde tartışılıyor. Eğer bu durum gerçekleşirse, şirketlerin veriye olan bakışları tamamen değişecek ve depolama açısından verilerin değeri şirket gözünde oldukça artacak. Bu durum son teknoloji depolama yöntemlerine ve depolama yönetimi sistemlerine yapılacak olan kurumsal yatırımları artırabilir.

8. Baştan sona depolama yönetimi

Kategorili depolama yönetimi otomasyonundaki problem her depolama sağlayıcısının kendine özgü donanım ve teknolojiye sahip olması. Depolama yöneticisinin gözünden bakıldığında tüm depolama sisteminin nasıl işlediğine dair genel bir şemanın olması gerekir. 2017 yılında tek bir bütün olarak işleyen bir depolama yönetiminin gerçekleşeceğinden söz edemeyiz ancak depolama sağlayıcıları daha ucu açık bir arayüz oluşturmak için çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda “eklenti” konsepti hayata geçirilerek birden farklı depolama sisteminin bir arada nasıl çalıştığı tek bir şema üzerinden görüntülenmesi amaçlanıyor.

9. Daha iyi katıhal sürücü performansı için yeni yongalar

APKD (Alanda Programlanabilir Kapı Dizileri) yongaları, teknik olarak veri dünyasının bir parçası ancak depolama sağlayıcıları artık daha büyük veri işlemleri için yeni yonga türlerini kullanmanın yollarını arıyorlar. APKD işlemcileri büyük boyutlardaki verilerin daha hızlı işlenmesini sağlıyor ve bu sayede veriye erişimdeki karar sürecini büyük oranda kısaltıyor. APKD teknolojisi bu işlemi yaparken eski bir sabit sürücü tekniği olan “veri bölmeyi” kullanıyor. Süreç içerisinde erişilmek istenen veri birden fazla parçaya ayrılarak birden fazla farklı depolama sürücüsüne dağıtılıyor ve daha hızlı erişim sağlanıyor. Bu sayede sabit disk performansı artıyor ve yüksek veri taleplerinde dahi kolaylıkla çalışıyor.

10. Kasetlerin geleceği

Kasetlerin bir depolama yolu olarak kullanılmasının zamanla azalıp yok olacağı senelerdir dile getirilen bir kehanet olsa da gerçek çok farklı. Geçtiğimiz sene göz önüne alındığında birçok şirket özellikle bina güvenliği için kamera sistemleri açısından kasetlerde depolama yapmaya devam edecek. Video kayıtlarının uzun süre saklanmasına devam edilmesi kasetlerin var olması için yeterli görünüyor.

Bir önceki yazımız olan Müşteri de kazanıyor, banka da başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

You May Also Like

About the Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir